Türkiye’de Yargı Teşkilatı Genel Şema

Türkiye’de Yargı Teşkilatı Genel Şema

Toplumun sosyolojikaçıdan temel yapısını teşkil eden ve devletlerin yönetim biçimlerininçerçevesini çizen Anayasa, genellikle siyasi bir belge olarak telakkiedilmektedir. Bununla birlikte devlet kavramıyla sıkı bir bağlantı içinde olsada Anayasa kavramının sadece bir siyasi bir belge olarak ele alınması eksik biryaklaşım olacaktır. Bu kapsamda Anayasanın sahip olduğu siyasi değerininyanında 1924 Anayasası’nın aktarmış olduğu kavramların da tanımlanmasıgerekmektedir. Özellikle kamu hukukunun belli başlı meselelerinden biri, devletorganlarının her birinin neyi yapıp yapamayacağının tespit edilmesidir. Çalışmakonusu kapsamında –yasama ve yürütme kuvveti hariç tutulmamak kaydıyla– kazaîvazifenin maddi tasavvurunun neden ibaret olduğunun mantıklı bir açıklamasınıyapmak gerekmektedir.

Yeni sistemde Cumhurbaşkanı’nın partili olmasıyla, TBMM’de etki sahibi olabileceği öngörülüyor. Bu yönüyle yeni yapının, yüksek yargının tarafsız ve bağımsız olmasını zorlaştırdığı ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar devletin üst yönetimini oluşturmaktadırlar. Bunlar tarafından bizzat veya yürütme içerisinde yer alan ve bağlı özel denetim kuruluşları aracılığıyla, bakanlıklar ve diğer kamu kuruluşlarının denetlenmesi “üst denefim” ola- rak adlandırılmaktadır. Yani diğer yargı kollarının görevine girmeyen davalara adli yargıda bakılır. Bu nedenle adli yargı, kapsamı en geniş olan yargıdır. Adli yargı mahkemelerinin yüksek yargı organı Yargıtay’dır.

49/1 düzenlemesi uyarınca, devletlerin özel hukuk tasarruflarının ve ilişkilerinin yargı bağışıklığı kapsamında kalmadığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, davayı gören mahkemenin hukuku (lex fori) esas alınarak devletler tarafından gerçekleştirilebilecek hukuki işlemlerin “egemenlik tasarrufu” ve “özel hukuk tasarrufu” olarak ikiye ayırarak incelemek mümkündür. İdari yargı mahkemeleri idari yargının konusunu oluşturan davaları görür. İdari yargının adli yargıdan en önemli farkı, uyuşmazlıkta en azından bir tarafın yetkisini kamu hukukundan alan devlet organlarından biri olmasıdır. Dolayısıyla, hangi durumda hangi mahkemenin yetkili olacağı çeşitli kanunlarda dağınık ve sistematikten uzak bir biçimde yer aldığından mevcut mevzuat konuya genel bir bakış sağlamaktan uzak bir görüntü sunmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye mahkemelerince verilen kararlar ancak ülke sınırları içerisinde icra ve infaz edilebilirken; bunun mefhum-u muhalifinden, yabancı mahkemelerce verilen kararların ülke sınırları içerisinde, istisnalar hariç olmak üzere, icrası ve infazının mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Öte yandan, kişi bakımından yabancı veya vatandaş olmasından bağımsız olarak, kural olarak, Türkiye Cumhuriyeti ile hukuki ilişkisi bulunan her şahsın, yargı hakkı kapsamında kaldığını belirtmek mümkündür. Ancak Anayasa değişikliği ile HSK’nın üye sayısı 13’e düşürüldü. Cumhurbaşkanı, kurulun doğal üyeleri adalet bakanı ve bakanlık müsteşarı da dahil altısını atama yetkisini elinde tuttu. Geri kalan yedi üye de meclisin belirleyeceği hükme bağlandı. Danıştay, Yargıtay, idari ve adli hakim ile savcılar, HSK üyelerinin belirlenmesinde yetki sahibi değil.

  • Her ne kadar yargı bağışıklığı hususu soyut normlar ile düzenlenmiş ise de, normların lafzındaki yoruma muhtaç ifadelerin hatırı sayılı miktarda olduğu gözetildiğinde, ilgili düzenlemelerin daha kazuistik ve kapsayıcı düzenlenmesinin daha faydalı olacağı kanaatindeyiz.
  • Yargı hakkı (kaza hakkı) veya yargı yetkisi, Anayasa m.
  • Meclisimizin takdiri ile hayata geçirileceğine inandığım bu yargı paketimizi önümüzdeki dönemde yenileri takip edecektir.

Yerleşik uygulamaya göre, önemli güvenlik konularına ilişkin kararlar, Cumhurbaşkanı başkanlığındaki bir devlet kurumu olan Milli Güvenlik Kurulu tarafından alınır. (Gizli) prosedür kuralları uyarınca, oturumları gizlidir. Yüksek yargıda sık sık düzenleme yapılmasının doğru olmadığını dile getiren bazı hukukçular, ise Danıştay ve Yargıtay’da kurul üyeliklerinin 2022’ye dek sabitlenmesini ve üyelik şartlarının hafifletilmesini hukukun işlerliğine aykırı buluyor. AYM üyesi seçimlerinde söz hakkı bulunan YÖK üyeleri de Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. ’45 yaşını dolduran, yükseköğretim gören ve hakimlik mesleğine alınmaya engel hali bulunmayan’ bakan yardımcıları da AYM üyesi seçilebiliyor. Ek olarak Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasaya uygunluğunu denetlemek ve karara bağlamak da AYM’nin görevleri arasında yer alıyor. İlhan Cihaner de daha önce 70 barajı olan yazılı bir sınavdan geçen hakim ve savcı adaylarının, 15 Temmuz sonrasında barajsız sınavla atandığını söylüyor. Cihaner, «Cumhurbaşkanlığı sisteminde baraj kaldırıldı. AKP’li, MHP’li kimliği öne çıkmayanların hakim-savcı diye atanamadığını da herkes biliyor. Halkın hukuka güveni de böyle bitti» yorumunu yapıyor. Cumhurbaşkanı kararnamelerinin, kanunların ve TBMM İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas açısından, Anayasa değişikliklerinin de sadece şekil açısından uygunluğunu denetler\. Canlı oyun odalarında gerçek zamanlı olarak diğer oyuncularla mücadele et. bahsegel\.

Üyelerin de görev süresi 4 yıldır ve süresi biten yeniden seçilebilir. Maddesi uyarınca “kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ile ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır”. Maddesine göre Asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Konsüler temsilcinin yargı bağışıklığına ilişkin istisnaları düzenleyen KİHVS m. 43/2 düzenlemesi uyarınca, yargı bağışıklığının resmi görev niteliğinde olmayan hususlarda ve taşıtlar yoluyla meydana gelen maddi hasarlı kazalar yönünden görülen hukuk davalarında, konsolosluk temsilcilerinin yargı bağışıklığının bulunmadığı düzenlenmiştir.

Parlamenter sistem ve yarı başkanlık sisteminde cumhurbaşkanı; devletin sembolik önderi. Parlamenter sistem ve yarı başkanlık sisteminde başbakan; devletin işlevini yerine getirir, kamu yönetiminin başındadır ve yasaları, anayasa çerçevesinde uygular. Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Parlamenter sistemde yürütme gücü, yasama gücü tarafından seçilir ve ona karşı sorumludur. Bir yanda “devlet başkanı” (Cumhurbaşkanı), diğer yanda ise hükümet vardır. Cumhurbaşkanı yasama organına karşı sorumsuzdur ve bu nedenle de yetkileri çok sınırlıdır. Anayasa’da öngörülen Yüksek Mahkemelerden biri olan Danıştay, Anayasa’nın 155. Maddesine göre, yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli görev yapan bir yargı kuruluşu olmanın yanı sıra, yürütme organına yardımcı bir inceleme, danışma ve karar organıdır. Ancak, olağanüstü hâllerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesine dava açılamaz (Madde 148).

Cumhurbaşkanının İcracı yetkilerini kullanmasına yardımcı Olan 17 adet bakan vardır. ‘Bakanlar Kurulu kararlarına’ karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarını karara bağlayan Danıştay, Cumhurbaşkanlığı sisteminde bakanlar kurulu olmadığından yürütme görevini devralan Cumhurbaşkanının ‘kararlarına’ karşı açılacak davalara bakacak. Danıştay üyelerinin dörtte üçü ise birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Kurulu; dörtte biri nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor. Konsolosluk temsilcileri veya konsüler temsilciler ifadesi ile, KİHVS m. Yabancı devletin yargı bağışıklığının tanzimi bakımından, Avrupa Konseyi çerçevesinde, 1972 tarihli “Devletin Yargı Bağışıklığına Dair Sözleşme” kabul edilmiş, ancak bahsi geçen sözleşme, işbu çalışmanın düzenlenme tarihinde henüz Türkiye tarafından onaylanmamıştır. Yargı hakkının istisnası niteliğinde bulunan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (“AİHS”) m.

Öte yandan, yabancı devlet aleyhinde ilamsız icra yolunun takip edilemeyeceği yönünde İİK m. Ceza davalarının ve kişiler arasında çıkan hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği yargı koludur. Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii Yargıtay’dır. Adli Yargı kendi içinde medeni yargı ve ceza yargısı olmak üzere ikiye ayrılır. Cumhurbaşkanı, kabineyi yönlendirmekten ve siyasi yönüne karar vermekten sorumludur. Yetki devri ilkesine göre, bakanlar, Cumhurbaşkanının siyasi yönergeleri ile belirlenen sınırlar içinde görevlerini bağımsız olarak yerine getirmekte serbesttirler. Meclis, cumhurbaşkanından bir bakanı görevden almasını veya yeni bir bakan atamasını isteyebilir. Cumhurbaşkanı ayrıca bir bakanlığı kendisi de yönetebilir.

Kavala hakkındaki beraat kararı sonrası 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi kapsamındaki soruşturmada yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kavala’nın hak ihlaline uğradığına ilişkin bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı bulunuyor. Ancak bu kez de casuslukla suçlanan Kavala AİHM kararına rağmen serbest bırakılmadı. Çünkü cumhurbaşkanının atadığı 12 üyenin sekizi Danıştay, Yargıtay ve Yüksek Öğrenim Kurumu’nın (YÖK) belirlediği adaylar arasından seçilirken, dördü doğrudan cumhurbaşkanınca atanıyor. YÖK’ün üyelerinin de cumhurbaşkanı tarafından atandığına dikkat çeken hukukçular, «Cumhurbaşkanı YÖK üyelerini belirliyor. O üyeler de AYM’ye üye belirliyor. YÖK üyelerinin bağımsız olması mümkün mü» sorusunu yöneltiyor. Temel görevi, birinci derece idare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı yapılacak istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamaktır. Kural olarak devletin merkezi idare teşkilatının ve yerinden yönetim kuruluşlarının idari eylem ve işlemlerinden doğan davaların görüldüğü yargı koludur. Yasama organı tarafından oluşturulan yasaların yürütme organı tarafından doğru uygulanıp uygulanmadığını yargı organı denetler. Yargı organının terim olarak karşılığı mahkemelerdir. Adli yargı mahkemeleri kendi içinde hukuk mahkemeleri ve ceza mahkemeleri olmak üzere ikiye ayrılır. Adli yargı mahkemelerinin temyiz mahkemesi Yargıtaydır. Diplomatik ve konsüler temsilcilerin yargı bağışıklığı, DİHVS ve KİHVS kapsamında düzenlenmektedir.

Bu yetkiler, yasama yetkisi, yürütme yetkisi ve yargı yetkisidir. Yürütme yetkisini de ‘ Hükümetler’ kullanır; ülkemizde başkanlık sistemine geçilinceye kadar bu yetkiyi başbakan ve bakanlar kurulu kullanmakta idi. Örneğin; Almanya’ da başbakan ve kabinesi vardır. Aynı şekilde İtalya’ da hükümet başbakan ve bakanlar kurulundan meydana gelir. Devletin yargı görevi, anayasamıza göre bağımsız mahkemelerce yürütülür. Yasama ve yürütme organlarının mahkeme tarafında alınan kararlara uyma zorunluluğu vardır. Anayasa profesörü Ergun Özbudun, yeni sistemde cumhurbaşkanının partili olduğunu hatırlatıyor. Yeni hükümet sisteminde “bağımsız ve tarafsız” olması gereken yargının bütünüyle cumhurbaşkanına bağlandığı eleştirisi ikinci yılda da sürüyor. Hukukçular özellikle yüksek yargıda «Cumhur hukukuna» dikkat çekiyor. Yargı sistemi en genel olarak bir ülkede yargı erkini kullanan çeşitli mahkemelerden oluşan topluluk olarak tanımlanabilir.